Ofisteki rutinin arasında Merve, benim için sadece bir çalışma arkadaşı değil, gizli bir takıntı haline gelmişti. 23 yaşındaki bu genç kadın, başörtüsünün ve kapalı kıyafetlerinin ardında sakladığı o feminen hatlarla benitenten etkiliyordu.
Benim için kapalılık, keşfedilmeyi bekleyen yasak bir bahçenin kapısı gibiydi. O eğildiğinde, bakışlarım istemsizce kalçalarının kıvrımına kayıyor, gizlice çektiğim birkaç fotoğraf gece yatağımda en büyük haz kaynağım oluyordu. Zihnimde onu defalarca soyuyor, o masum görüntüsünün altında yatan vahşi arzuyu hayal ederek kendimi tatmin ediyordum.
İnce bilekleri, yuvarlak hatları ve elbisesinin altından belli olan iri göğüsleri, her gün sabırla beklediğim bir ödül gibiydi.
Kader, ona olan açlığımı dindirmek için bana beklenmedik bir kapı açtı. Merve’nin yaptığı o küçük trafik kazası, onun korkusunu benim gücüme dönüştürdü. Müdüre yalan söyleyip suçu üstlendiğimde, Merve’nin gözlerindeki o minnetle karışık hayranlığı gördüm. Artık aramızda görünmez bir bağ vardı; o kendini bana borçlu hissediyor, ben ise bu borcu teniyle tahsil etmenin planlarını yapıyordum.
Görücü usulü evlilikle ilgili yaşadığı hayal kırıklığı, onu tamamen savunmasız bıraktı. Mesai bitiminde ofiste baş başa kaldığımızda, omuzlarına dokunuşumla başlayan teselli süreci, hızla yerini karşı konulmaz bir çekime bıraktı. Sarılışımızdaki o çaresizlik ve istek, beni hemen harekete geçirdi.
Onu şehri ayaklar altına alan, ıssız bir tepeye götürdüm. Karanlık çökmüş, şehir ışıkları uzaktan bir mücevher gibi parlarken, arabanın ön kaputuna yaslandık.
Ona hayatın tadını çıkarması gerektiğini, gizli tutkuların insanı özgürleştirdiğini fısıldarken, dudaklarımız arasındaki mesafe yok oldu.
İlk öpücüğümüz, bastırılmış tüm arzuların bir patlaması gibiydi. Merve, sanki yıllardır bu anı beklemiş gibi, açlıkla karşılık veriyordu. Onu arka koltuğa sürüklediğimde, nefes alışverişleri artık düzensizleşmişti. Elbisesinin düğmelerini tek tek açarken, parmaklarımın altında atan kalbini hissedebiliyordum. Sütyeninin içine daldığımda, el değmemiş memelerinin yumuşaklığı beni neredeyse delirtti.
Taytının ve külodunun üzerinden amının sıcaklığını hissettiğimde, Merve’nin inlemeleri arabanın içini doldurmaya başladı. Sabırsızca kıyafetlerini sıyırıp o gizli bölgeye ulaştığımda, utangaçlığı hala oradaydı. Elleriniyle kapatmaya çalışsa da, onu nazikçe kenara itip dilimle o ıslak vadide kaybolmaya başladım.
Merve’nin kalçaları ritmik bir şekilde yükselip alçalırken, ağzıma gelen o yoğun tat beni kendimden geçirdi. Onu iki kez orgazm ettim; artık tamamen teslim olmuştu.
Kendi sertleşmişliğimi ona gösterdiğimde, gözlerindeki şaşkınlık ve merak görülmeye değerdi. Acemice ama iştahla yarağımı yalamaya başladığında, kontrolün tamamen bende olduğunu hissettim. Ancak bakireliği, önümüzde aşılması gereken tek engeldi. Onu koltuğa yatırıp bacaklarını açtığımda, korkusu hala oradaydı.
Ona yalan söyledim; sadece sürtecektim… Ama teninin sıcaklığı ve amının ıslaklığı beni daha fazlasına itiyordu.
Onu domalttığında, arkadan gelen o davetkar manzara karşısında nefesim kesildi. Nemlendirici kremle hazırladığım o dar geçidi, yavaşça ve baskıyla zorlamaya başladım. İlk başta canı yansa da, yavaşça içine yerleştiğimde ikimiz de derin bir hazza gömüldük.
Köküne kadar girdiğim an, Merve’nin çıkardığı o boğuk ses, benim için en büyük afrodizyak oldu. Belinden sıkıca kavrayıp, ritmik ve sert darbelerle onu sarsmaya başladım. Her şaplakta, her derin itişte Merve’nin teslimiyeti artıyordu.
Finalde, bir yandan amını okşayıp diğer yandan götünü sertçe sikerek, tüm sıcaklığımı onun derinliklerine bıraktım.
Boşaldığım anki o yoğunluk, haftalardır kurduğum tüm hayallerin gerçeğe dönüşmüş haliydi.
Eve döndüğünde, artık sadece bir iş arkadaşı değil, her hafta benimle gizli buluşmalar yapan, tenimin esiri olmuş bir kadındı. Şimdi tek dileğim, bir gün gerçekten evlenmesi… Çünkü o zaman, yasak olanın verdiği hazla, o bakire amını da sonunda fethetme fırsatım olacak.
Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.